İsrail, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski savunma bakanı Yoav Gallant hakkında insanlığa karşı işlenmiş suçlar ve savaş suçları gerekçesiyle verdiği tutuklama kararına itiraz etti. İsrail Başbakanlık Ofisi, UCM'nin kararlarının meşruiyetini ve yetkisini reddettiklerini belirterek, tutuklama kararlarının uygulanmasının ertelenmesi ve karara karşı temyiz başvurusunda bulunduklarını açıkladı. İsrail, UCM'nin itirazı reddetmesi durumunda mahkemenin İsrail'e karşı önyargılı olduğunu göstereceğini savundu.
27 Kasım 2024

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Gallant hakkında savaş suçu işledikleri gerekçesiyle tutuklanmaları için resmi başvuruda bulundu. Hamas liderleri hakkında da tutuklama talebinde bulunulmasına rağmen, Netanyahu ve Gallant'ın devlet görevlisi olarak dokunulmazlığa sahip olmaları bu durumu hukuki ve siyasi açıdan önemli kılıyor. İsrail ordusunun Gazze'de 35 bin sivili öldürdüğü ve insani yardımları engellediği iddiaları, bu suçlamaların temelini oluşturuyor.
21 Mayıs 2024

UCM Başsavcısı Han, İsrail Başbakanı Netanyahu ve diğer bazı İsrailli ve Hamas yetkilileri hakkında tutuklama talebinde bulundu. Bu talep, ABD ve İsrail'de büyük bir tepkiyle karşılandı ve ABD senatörleri UCM'ye yaptırım uygulamayı tartışmaya başladı. Ayrıca, İsrail Başbakanı Netanyahu, bu talebi antisemitizm olarak nitelendirdi. Bu gelişmeler, uluslararası hukuk ve çok kutuplu dünya düzeni tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
23 Mayıs 2024

İsrail polisi, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu'ya ve diğer bazı kişilere usulsüz diplomatik pasaport verildiği gerekçesiyle Dışişleri Bakanlığı'na operasyon düzenledi. Soruşturma, eski Dışişleri Bakanı Eli Cohen döneminde gerekli koşulları karşılamayan kişilere diplomatik pasaport verilmesi iddialarını içeriyor. Cohen, sosyal medyada yaptığı açıklamada soruşturmaya tepki gösterdi ve bu konuda birçok yalan haber yapıldığını ileri sürdü. Yair Netanyahu'nun diplomatik pasaport alması ve İsrail ordusunun seferberlik çağrısına katılmaması ülke basınında geniş yer buldu.
7 Ağustos 2024

Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski savunma bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı. Mahkeme, bu iki ismin sivil nüfusa yönelik saldırıları denetlediğine dair makul gerekçeler olduğunu belirtti. Netanyahu, 5 Kasım'da Gallant'ı görevden almıştı. Bu gelişme, uluslararası hukuk ve İsrail'in iç siyaseti açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
21 Kasım 2024

ABD Başkanı Joe Biden, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski savunma bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama emrini 'rezalet' olarak değerlendirdi. Biden, İsrail ile Hamas'ın eş değer olmadığını ve İsrail'in güvenliğine yönelik tehditlere karşı her zaman Tel Aviv'in yanında olacaklarını belirtti. UCM, Netanyahu ve Gallant'ı insanlığa karşı işlenmiş suçlar ve savaş suçları nedeniyle suçladı ve Gazze'deki halkı bilinçli olarak aç bırakmakla itham etti. Mahkeme, İsrail'in yetkilerini kabul edip etmemesinin önemli olmadığını vurgularken, UCM'ye taraf olan devletlerin tutuklama emrine uyması gerektiğini belirtti.
22 Kasım 2024

İsrail Başbakanlık Ofisi, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski savunma bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze'deki savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkarmasını 'antisemitik' olarak nitelendirdi. UCM, Netanyahu ve Gallant'ın sivil halka saldırılar planladığını ve Gazze'deki halkı bilinçli olarak aç bıraktığını belirtti. İsrail, UCM'nin taraflı ve ayrımcı olduğunu iddia ederken, UCM'ye taraf olan devletler tutuklama emrini uygulamakla yükümlü, ancak mahkemenin yaptırım mekanizması bulunmuyor.
21 Kasım 2024

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Filistin, Gazze ve Lübnan için görünenden daha fazla çaba sarf ettiğini belirtti. Erdoğan, Netanyahu ve Gallant'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama kararıyla karşı karşıya olduğunu ve bu kişilerin hesap vereceğini söyledi. Türkiye'nin Filistin'e desteği vurgulanırken, UCM'nin kararının uygulanabilirliği ve Türkiye'nin bu mahkemeye taraf olmadığı da belirtildi.
25 Kasım 2024

Türkiye'nin Tel Aviv büyükelçiliğindeki Türk bayrağının Hamas lideri İsmail Haniye için ilan edilen yas nedeniyle yarıya indirilmesi, İsrail hükümetinin tepkisine yol açtı. İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Türkiye'nin büyükelçi yardımcısını ciddi bir uyarı görüşmesine çağırma talimatı verdi. Katz, Türkiye'nin Hamas'ı desteklediğini ve bu tür bir yas ilanının kabul edilemez olduğunu belirtti. Haniye, Tahran'da kaldığı konukevinde gerçekleşen bir patlama sonucunda ölmüştü ve Türkiye bu olay üzerine bir günlük yas ilan etmişti.
2 Ağustos 2024

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail ile yapılan ticaretin, İsrail Devlet Başkanı Binyamin Netanyahu'yu ateşkese zorlamak amacıyla durdurulduğunu belirtti. Bu karar, Türkiye'de ve uluslararası alanda tartışmalara neden oldu. Hükümet, İsrail ile ticarette belirli ürünlere kısıtlamalar getirmiş, bu durum eleştirilere yol açmıştı. Ticaret Bakanlığı, ticaretin tamamen durdurulduğunu resmi olarak duyurdu.
3 Mayıs 2024

Türkiye, Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davasına Uluslararası Adalet Divanı'nda müdahillik beyanını sundu. Güney Afrika, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin 1948 Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini iddia ediyor. Türkiye'nin müdahilliği, uluslararası kamuoyunu Gazze'deki insani krize çözüm üretmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. Dava, Sözleşmenin 9'uncu maddesine dayanarak açıldı ve yargılamanın dört-beş yıl içinde sonuçlanması bekleniyor.
7 Ağustos 2024

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Filistin'e yönelik provokasyonlarını eleştirerek, İsrail'in bölgedeki barış çabalarını sabote ettiğini belirtti. Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun barış istemediğini ve bölgeyi ateşe vermek istediğini ifade etti. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olmak için hazırlanan dosyanın Lahey'e sunulacağını açıkladı. Fidan, İsrail'in provokasyonlarının bölgeyi daha fazla zor durumda bırakacağını vurguladı.
5 Ağustos 2024

Fransa Dışişleri Bakanlığı, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında çıkarılan tutuklama emrinden muaf olduğunu belirtti. Fransa, İsrail'in UCM'ye üye olmaması nedeniyle Netanyahu ve diğer yetkililerin dokunulmazlıktan yararlanabileceğini açıkladı. Bu değişiklik, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Netanyahu arasındaki telefon görüşmesinin ardından geldi. Fransa, İsrail ile tarihi dostluk çerçevesinde işbirliğini sürdürmeyi planladığını ifade etti.
28 Kasım 2024

Beyoğlu'nda, Türkiye'nin İsrail ile ticari ilişkilerini kesmesini talep eden gençler, polis tarafından dövülerek gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, gözaltına alınma sebebinin İsrail ile ticareti protesto etmek değil, 'devlet büyüklerine hakaret' olduğunu belirtti. Gözaltına alınan 43 kişiden 38'i serbest bırakılırken, 5 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Olayla ilgili iki emniyet görevlisi açığa alındı.
6 Nisan 2024

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı İsrail'le ticaret yaptığı gerekçesiyle protesto eden dokuz kişi, 'cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla tutuklandı. Protestocular, İsrail'e yakıt sevk eden SOCAR'ın CEO'sunun TRT World Forum'a davet edilmesini eleştirdi. Avukatlar, tutuklamaların hukuka aykırı olduğunu belirterek İstanbul 10’uncu Sulh Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundu. Avukatlar, protestocuların taleplerinin meşru olduğunu ve tutuklamaların hak ihlali olduğunu savundu.
5 Aralık 2024

Amerikalı Cumhuriyetçi senatörler, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Karim Khan'a, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya karşı tutuklama emri çıkarılması durumunda yaptırım uygulayacaklarını bildirdi. Senatörler, bu durumun hem İsrail'in hem de ABD'nin egemenliğine tehdit oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, İsrail aleyhine bir karar alınması halinde ABD'nin mahkemeye olan desteğini sonlandıracağını ve mahkeme çalışanlarına yaptırım uygulanacağını açıkladı. UCM Başsavcısı Karim Khan, bu tür gözdağı ve misilleme girişimlerinin durdurulmasını talep etti.
7 Mayıs 2024

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdiği paylaşımında kendisini alıntılamasına tepki gösterdi. İmamoğlu, bu tür manevraların enteresan olduğunu ve gerekli cevabı verdiğini belirtti. Ayrıca, İBB'nin SGK borçları hakkında da açıklamalarda bulunarak, borçların yapılandırıldığını ve ödemelerin düzenli olarak yapıldığını ifade etti.
3 Ağustos 2024

İsrail yönetimi, ABD'nin Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini devirmek istediğinden endişe duyuyor. ABD Başkanı Joe Biden ile Netanyahu arasında, Gazze'ye yönelik saldırıların yoğunluğu konusunda fikir ayrılıkları yaşanmış, özellikle Netanyahu'nun Refah kentine saldırı planları bu ayrılığı derinleştirmiştir. Biden, Netanyahu'nun eylemlerinin İsrail'e zarar verdiğini belirtmiş, ABD istihbaratı da Netanyahu'nun savaş nedeniyle görevden alınma ihtimalinin arttığını rapor etmiştir. İsrail'den bir yetkili, ABD'nin bu raporuna dayanarak ABD'nin Netanyahu hükümetini devirmeye çalıştığını öne sürmüştür.
13 Mart 2024

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirirken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı da etiketledi. Daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik benzer bir paylaşımda bulunan Katz, Erdoğan'ın Hamas'a destek vermesini ve Türkiye'nin Instagram'a erişimi engellemesini eleştirdi. İmamoğlu, Katz'ın önceki eleştirilerine sert bir yanıt vermişti. Katz, yeni paylaşımında Erdoğan'ı 'antisemit diktatör' olarak nitelendirdi ve Türkiye'deki Instagram kısıtlamalarını eleştirdi.
6 Ağustos 2024

Akif Beki, Türkiye'nin İsrail ile ticaretini kesme kararını ve bu kararı eleştirenleri konu aldığı yazısında, İsrail ile ticaretin kesilmesi gerektiğini savunanların, başlangıçta bu ticaretin olmadığı yönündeki iddialara karşın, iktidarın baskılara dayanamayarak ticaretin kesildiğini açıklamasını eleştiriyor. Ticaret Bakanı Bolat'ın, İsrail ile ticaret haberlerini terör örgütlerinin itibarsızlaştırma çabası olarak nitelendirdiğini ve İsrail istihbaratının arkasında olduğunu öne sürdüğünü belirtiyor. Beki, bu tür eleştirilerin etki ajanlığı faaliyeti olarak değerlendirilebileceğini ve henüz bu tür faaliyetlerin suç olmadığını ifade ediyor.
10 Mayıs 2024
İşaretlediklerim