Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) 2014 ile 2023 arasını kapsayan raporuna göre, dünya genelinde 62 bin 285 düzensiz göçmenin öldüğü ya da kaybolduğu açıklandı. Raporda, göçmenlerin büyük bir kısmının boğularak hayatını kaybettiği ve ölenlerin önemli bir bölümünün Afrika veya Asya'dan gelip Akdeniz'i geçmeye çalışırken yaşamını yitirdiği belirtildi. Kimliği belirlenebilenlerin üçte birinden fazlası silahlı çatışmaların yaşandığı Afganistan, Burma, Suriye ve Etiyopya gibi ülkelerin vatandaşları. 2023, 8 bin 541 göçmenin hayatını kaybettiği ile en ölümcül yıl olarak kaydedildi.
26 Mart 2024

ABD'de yapılan bir araştırma, X ve Y kuşaklarında kanser sıklığının arttığını ortaya koydu. Özellikle milenyum kuşağı olarak bilinen Y kuşağında belirgin bir artış gözlemlendi. Obezite, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme gibi faktörler bu artışın başlıca sebepleri olarak gösteriliyor. Türkiye'de de benzer eğilimler gözlemlenmekte ve halk sağlığı politikalarının bu doğrultuda şekillendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
6 Ağustos 2024

Avrupa Evsizlerle Çalışan Ulusal Kuruluşlar Federasyonu ve Abbe Pierre Vakfı tarafından hazırlanan rapora göre, Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere'de yaklaşık 400 bin çocuk evsiz durumda. Bu çocuklar genellikle acil barınma evlerinde kalmak zorunda kalıyor ve sağlık ile eğitim gibi temel hizmetlere erişimde zorluk yaşıyorlar. Raporda, evsizlik sorununun artan yaşam maliyetleri ve yetersiz konut politikaları gibi sistemsel nedenlere dayandığı belirtiliyor. Ayrıca, Avrupa'ya sığınan refakatsiz çocukların evsiz kalma riskinin daha yüksek olduğu vurgulanıyor.
10 Ekim 2024

Genital estetik ameliyatları, özellikle labioplasti ve vajinoplasti, dünya genelinde ve Türkiye'de artış gösteriyor. Bu artışın nedenleri arasında estetik kaygılar, fonksiyonel bozukluklar ve bireylerin psikolojik ihtiyaçları yer alıyor. Türkiye, bu alanda sağlık turizmi açısından da önemli bir destinasyon haline gelmiş durumda. Uzmanlar, bu tür ameliyatların sadece fiziksel değil, ruhsal ihtiyaçlar doğrultusunda da değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
17 Kasım 2024

Save the Children kuruluşunun raporuna göre, 2023 yılında dünya genelinde 10 milyondan fazla çocuk evlerini terk etmek zorunda kaldı. 2010 yılından bu yana yerinden edilen çocukların sayısı iki katından fazla artarak 50 milyonu aştı. Günde 29 bin çocuğun yerinden edildiği belirtilirken, Sudan ve Somali'deki çocuklar en çok etkilenenler arasında yer aldı. Gazze'de ise yerinden edilenlerin oranı, dünya genelindeki en yüksek oranlardan biri olarak kaydedildi.
19 Şubat 2024

Apple Kadın Sağlığı Araştırması'na göre, menarş olarak bilinen ilk adet dönemine giriş yaşı giderek düşüyor ve adet döngüsünün düzenli hale gelmesi için gereken süre artıyor. Bu eğilim, özellikle ırksal azınlıklar ve düşük sosyoekonomik kökenden gelenler arasında belirgin. Çocukluk çağı obezitesi, beslenme kalıpları, psikolojik stres ve çevresel faktörler bu değişimlerin ardındaki başlıca nedenler olarak öne çıkıyor. Bu durum, sağlık eşitsizliklerini artırarak daha iyi halk sağlığı politikaları ve araştırmalarının önemini vurguluyor.
6 Haziran 2024

Japonya'da doğum oranlarının düşmesi ve nüfusun yaşlanması nedeniyle, bir bebek bezi üreticisi bebek pazarından çekilerek yetişkin pazarına yönelme kararı aldı. Ülkede doğum sayısı 19'uncu yüzyıldan bu yana en düşük seviyeye düşerken, 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde 30'a ulaştı. Bu demografik değişim, bebek bezi pazarının yetişkin bezi pazarı tarafından geçilmesine yol açtı. Japonya'nın en büyük bebek bezi üreticisi Unicharm, 2011 yılında yetişkin bezi satışlarının bebek bezlerini geride bıraktığını duyurmuştu.
27 Mart 2024

Journals of Gerontology dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, 1946-1964 yılları arasında doğan 'baby boomer' kuşağı, İkinci Dünya Savaşı öncesinde doğanlara göre daha uzun yaşıyor ancak sağlık durumları daha kötü. Araştırma, Britanya, ABD ve Avrupa'da 50 yaş ve üzeri 100 binden fazla kişinin sağlık verilerini analiz etti. Baby boomer'ların obezite, tip 2 diyabet, kanser ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıklara daha erken yakalandığı tespit edildi. Bu durum, sosyal bakım taleplerinin artmasına ve hükümet harcamaları üzerinde büyük etkilere yol açabilir.
7 Ekim 2024

İsveç'te Lund Üniversitesi tarafından 4,1 milyon kişi üzerinde 40 yıl süren bir araştırma, kanser vakalarının yüzde 40'ının aşırı kiloyla ilişkili olduğunu gösterdi. Araştırmada 32 kanser türü obeziteyle ilişkilendirildi, bu sayı daha önce 13 olarak biliniyordu. Vücut kitle endeksindeki her beş puanlık artış, kansere yakalanma riskini erkeklerde %24, kadınlarda %12 artırıyor. Araştırma sonuçları, obezitenin kanser üzerindeki etkisinin daha önce düşünülenden daha büyük olabileceğini gösteriyor.
12 Mayıs 2024

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Afrika ülkelerindeki M çiçeği virüsü salgınının kontrol altına alınabileceğini belirtti. DSÖ, virüsü kontrol altına almak için küresel stratejik hazırlık ve müdahale planı başlattı ve bu plan kapsamında 135 milyon dolar finansmana ihtiyaç duyulacağını açıkladı. Plan, test ve aşılara eşit erişim, hayvandan insana bulaşmanın en aza indirilmesi ve toplumların salgın önleme sürecine katılımını hedefliyor. Virüs, kemirgen hayvanlardan veya enfekte bireylerden bulaşıyor ve vücutta lezyonlara neden oluyor.
26 Ağustos 2024

Osteoporoz, kemiklerin kırılma olasılığını artıran bir hastalıktır ve kadınlar bu hastalığa erkeklere göre daha yatkındır. Bunun nedenleri arasında hormonal farklılıklar, kemik yapısındaki farklılıklar ve yaşla birlikte östrojen seviyesinin azalması sayılabilir. Ayrıca, besin eksikliği, aile geçmişi ve sigara kullanımı gibi diğer risk faktörleri de bulunmaktadır. Osteoporoz riskini azaltmak için ip atlama, squat sıçramaları ve kutu atlayışları gibi egzersizler önerilmektedir.
16 Nisan 2024

Lancet Halk Sağlığı Komisyonu'nun raporuna göre, mobil telefonlar ve internetin yaygınlaşmasıyla kumar oynama oranları hızla artıyor ve bu durum tahmin edilenden daha fazla kişiyi olumsuz etkiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 450 milyon kişi kumarla ilişkili sorunlar yaşıyor ve en az 80 milyon kişi kumar bağımlılığı ile mücadele ediyor. Uzmanlar, internet üzerinden yapılan kumar reklamlarının gençler ve çocuklar üzerinde büyük etkisi olduğunu ve kumar bağımlılığı riskini artırdığını belirtiyor. Kumarın sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarına, aile içi şiddete, intihara, suç oranlarının artışına ve iş kayıplarına da yol açtığı vurgulanıyor.
25 Ekim 2024

The Lancet'de yayınlanan bir meta analiz, kumarın küresel bir sorun haline geldiğini gösterdi. 68 ülke ve bölgeden toplanan veriler, yetişkinlerin yüzde 46,2'sinin ve ergenlerin yüzde 17,9'unun son 12 ayda kumar oynadığını ortaya koydu. Çevrimiçi kumarın yaygınlaşması, kumar bağımlılığını artıran önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Araştırma, kumarın halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmesi gerektiğini ve hükümetlerin bu konuda daha sıkı düzenlemeler yapması gerektiğini vurguluyor.
10 Ağustos 2024

Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) 2022 raporuna göre, dünya genelinde 780 milyondan fazla insan açlıkla mücadele ederken, her gün bir milyardan fazla öğün israf ediliyor. Gıda israfının büyük bir kısmı evlerde gerçekleşirken, gastronomi sektörü ve perakende satış yerleri de önemli oranda israfa katkıda bulunuyor. Dünya genelinde kişi başına yıllık ortalama 132 kilogram gıda israf edilirken, bu israfın toplam değeri 1 trilyon doları aşıyor.
27 Mart 2024

İsviçre, Beypazarı maden suyunda 'çok yüksek' miktarda bor bulunduğu gerekçesiyle tüketilmemesi önerisinde bulundu. Türkiye'de ise bor için belirlenen maksimum miktarın Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre farklılık gösterdiği, AB'nin 1 mg/L, DSÖ'nün ise 2,4 mg/L bor limiti kabul ettiği belirtiliyor. Prof. Dr. Zeki Karagülle, Türkiye'deki maden sularının kaliteli olduğunu ve vücut için gerekli mineralleri içerdiğini, ancak aşırı tüketimin zararlı olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, borun insan sağlığı için gerekli bir element olduğu, ancak fazlasının zararlı olabileceği vurgulanıyor.
17 Nisan 2024

Gebelik sırasında yapılan non-invaziv prenatal test (NIPT), anne kanındaki fetal DNA parçacıklarını analiz ederek yüzde 99 doğruluk oranıyla kromozomal bozuklukları tespit edebiliyor. Bu test, amniyosentez gibi invaziv yöntemlere olan ihtiyacı büyük ölçüde azaltıyor ve fiyatı düştükçe daha yaygın hale gelmesi bekleniyor. Ancak, NIPT tek başına yeterli değil; ultrasonografi ve diğer değerlendirmelerle birlikte kullanılması gerekiyor. Testin bazı kısıtlamaları bulunmakla birlikte, yüksek riskli gebeliklerde özellikle öneriliyor.
29 Eylül 2024

Toronto Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaşları 60 ve üstü 7 bin 600 kişinin yaşlanma bulgularını inceledi. Araştırma, evli erkeklerin bekar erkeklere kıyasla iki kat daha iyi yaşlandığını tespit etti. Buna karşılık, bekar kadınların evli ve boşanmış kadınlardan daha sağlıklı yaşlandığı ortaya çıktı. Araştırma, çiftlerin birbirini sağlıklı davranışları benimsemeye teşvik edebileceğini öne sürüyor.
23 Ağustos 2024

İsviçre'de yapılan ve Lancet'te yayınlanan bir araştırma, obezitenin 18 yeni kanser türüyle daha ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırma, 332 bin kanser hastasının verilerini inceleyerek, obezitenin baş ve boyun kanserleri, B hücreli lenfoma ve ince bağırsak kanseri gibi türlerle ilişkili olabileceğini belirtti. Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yüksel Ürün, kanserlerin %40'ının obeziteyle ilişkilendirilebileceğini ve obezitenin kanser hücrelerinin büyümesini kolaylaştırdığını ifade etti. Obeziteyle ilişkili insülin direnci ve diyabetin de kanser riskini artırdığı vurgulandı.
4 Kasım 2024

Osman Müftüoğlu, yaşlılıkla ilişkilendirilen olumsuz durumların son yıllarda nasıl değiştiğini ve yaşlılığın artık bir kayıplar senfonisi olmaktan çıktığını anlatıyor. Son 10 yılda yaşlılık kavramında yaşanan olumlu değişimler sayesinde, yaşlılık artık topluma yük olmaktan çıkıp, tecrübe ve bilgelik olarak değerlendiriliyor. Müftüoğlu, bu değişimin bilim ve dünya görüşündeki gelişmelerle desteklendiğini ve yaşlılığın yeni bir başlangıç olarak görülmeye başlandığını vurguluyor.
29 Şubat 2024

ABD Önleyici Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), yeni bir kanıt değerlendirmesi sonucunda mamografi için önerilen başlangıç yaşını 50'den 40'a indirdi. Bu güncelleme, 40 ile 74 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir mamografi yaptırmalarını önermektedir. Dr. İlyas Şahin, bu değişikliğin meme kanserinden ölümleri azaltabileceğini belirtti. Ayrıca, mamografi cihazlarının düşük doz radyasyonla yüksek kalitede görüntü sağladığı ve radyasyon kaynaklı kanser riskinin oldukça düşük olduğu vurgulandı.
5 Mayıs 2024
İşaretlediklerim