Bilim insanları, yaklaşık 247 milyon yıl önce Avustralya'da yaşadığı düşünülen yeni bir amfibi türü keşfetti. Araştırmacılar, 1990'lı yıllarda Yeni Güney Galler eyaletinde bulunan hayvanın fosilleşmiş kalıntıları üzerinde neredeyse 30 yıldır çalışıyor. Yeni keşfedilen türe, Latince'de 'kumda sırt üstü ilerleyen' anlamına gelen Arenaepeton supinatus ismi verildi. Bilim insanları, etobur olduğu düşünülen amfibinin bir zamanlar Sydney'in tatlı su göllerinde ve akarsularında yaşadığını söylüyor.
10 Ağustos 2023

Brezilya'da bulunan 70 milyon yıllık Navaornis kuş fosili, kuşların beyin evrimi hakkında yeni bilgiler sunuyor. Los Angeles Doğa Tarihi Müzesi ve Cambridge Üniversitesi'nden bilim insanları, fosilin kafatasını dijital olarak yeniden tasarlayarak, kuşların beyin yapısının evrimsel gelişimini incelemekte. Araştırma, Navaornis'in Arkeopteriks'e göre daha büyük bir serebruma sahip olduğunu ve bu nedenle daha gelişmiş bilişsel kapasiteye sahip olabileceğini ortaya koyuyor. Ancak, bugünkü kuşlarla karşılaştırıldığında, beyninin birçok bölgesinin daha az gelişmiş olduğu belirtiliyor.
15 Kasım 2024

Britanya'nın Wight Adası'nda yapılan araştırmalar sonucunda, 66 milyon ila 145 milyon yıl öncesine ait kayaçlar incelenerek yeni bir dinozor türü olan Vectipelta baretti keşfedildi. Ankilozor familyasına ait olan bu otçul dinozor, dikenli zırhıyla dikkat çekiyor. Adada 1865'ten bu yana ilk kez yeni bir dinozor türüne ait fosil bulunurken, bu türün Asya'dan Avrupa'ya Erken Kretase Dönemi'nde yayıldığı düşünülüyor. Keşif, İngiltere'deki dinozor çeşitliliği hakkında yeni bilgiler sunarken, daha önce Polacanthus foxii türüne ait olduğu düşünülen fosillerin de yeniden inceleneceği belirtiliyor.
17 Haziran 2023

Fas'ta, 66 milyon yıl önce okyanuslarda avlanan ve boyu bir katil balinaya yakın olan yaklaşık 8 metre uzunluğundaki 'Khinjaria acuta' isimli deniz kertenkelesinin fosili bulundu. Bu tür, hançeri andıran dişlere sahip olup, Tyrannosaurus rex ve Triceratops gibi dinozorlarla aynı dönemde yaşamış olabilir. 'Khinjaria acuta', mosasaur olarak bilinen dev deniz kertenkeleleri ailesinin bir üyesi ve günümüzde Komodo ejderlerinin ve anakondalarının uzaktan akrabasıdır. Araştırmacılar, bu canlıların yok oluşunun modern deniz besin zincirlerinde süper avcı türlerinin azalmasına yol açtığını belirtiyor.
6 Mart 2024

Southern Methodist Üniversitesi'nin çalışmasında, Afrika ve Güney Amerika kıtalarında bulunan 260'dan fazla dinozor ayak izinin birbirleriyle eşleştiği keşfedildi. Bu izler, dinozorların yaklaşık 120 milyon yıl önce Erken Kretase döneminde Brezilya ve Kamerun arasında yürüdüklerini gösteriyor. Araştırmacılar ayrıca Brezilya'nın Borborema bölgesi ve Kamerun'un kuzeyinde benzer havza, nehir ve göl oluşumlarına dair kanıtlar buldu. Çoğu üç parmaklı teropod dinozorlara ait olan bu ayak izleri, Pangea'nın ayrılmasından sonra oluşan Atlantik Okyanusu'nun iki ucunda yer alıyor.
27 Ağustos 2024

Paleontologlar, İspanya'nın Tenerife adasında 700 bin yıl öncesine ait, mükemmel biçimde korunmuş bir kertenkele iskeleti keşfetti. Buluntu, soyu tükenmiş dev kertenkele türü 'Gallotia goliath' olabilir. Keşif, Kanarya Adaları'nın tarih öncesi yaban hayatına ve paleoekolojisine dair değerli bilgiler sağlıyor. Gelecekteki araştırmalar, fosilin anatomik özelliklerinin ayrıntılı incelenmesine odaklanarak bölgedeki biyolojik çeşitlilik ve çevresel değişiklikler hakkında daha geniş çalışmalara katkıda bulunacak.
3 Temmuz 2024

Güney Almanya'da keşfedilen yeni bir pterozor fosili, bu kanatlı sürüngenlerin evrimine dair önemli bilgiler sağladı. 'Bavyeralı kılıç kuyruk' olarak adlandırılan fosil, pterozorların evrimsel ilişkilerini ve geçiş türlerini anlamada kilit bir rol oynuyor. Fosilin, pterodaktiloidlere benzeyen baş ve boyun yapısı ile uzun bilek kemiği, pterozorların aile ağacını yeniden şekillendirdi. Araştırma, pterozorların evrimsel geçiş süreçlerini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
20 Kasım 2024

Norveç'in Trondheim kentinde, 1197'deki bir kuşatma sırasında bir kuyuya atıldığı anlatılan adamın kemikleri bulundu. Arkeologlar, 1938'de keşfedilen iskeletin, 2014-2016 yıllarında yapılan kazılarla efsanedeki adama ait olabileceğini belirtti. Radyokarbon testi ve DNA analizleri, kemiklerin efsanedeki tarihle uyumlu olduğunu ve adamın güney Norveç kökenli olduğunu gösterdi. Bu keşif, tarihi efsanelerin gerçek karakterlere dayanabileceğini ve sagaların tamamen kurgu olmadığını ortaya koydu.
28 Ekim 2024

Arjantin'in Santa Cruz eyaletinde, Çin ve Arjantinli araştırmacılar tarafından Jura dönemine ait 161 milyon yıllık bir kurbağa yavrusu fosili bulundu. Fosilin, bugüne kadar kayıtlara geçen en eski ve en iyi korunmuş iribaş fosili olduğu belirtildi. Fosilin, soyu tükenmiş 'notobatrachus degiustoi' türüne ait olduğu ve günümüz kurbağalarına benzer anatomik özellikler taşıdığı ifade edildi. Bu keşif, kurbağaların evrim sürecine dair önemli bilgiler sunabilir.
31 Ekim 2024

Colorado'da 2022 yılında Jason Cooper tarafından bulunan 'Apex' isimli stegosaurus fosili, 44,6 milyon dolara satılarak açık artırmada satılan en değerli fosil oldu. Bu satış, fosilin tahmin edilen değerinin 11 kat üstünde gerçekleşti. 'Apex' fosili, şimdiye kadar keşfedilen en önemli eksiksiz iskeletlerden biri olarak kabul ediliyor. Fosilin Amerika'da kalacağı ve muhtemelen bir ABD kurumuna bağışlanacağı belirtildi.
18 Temmuz 2024

Kenya'nın Turkana Havzası'nda bulunan 1,5 milyon yıllık fosilleşmiş ayak izleri, Homo erectus ve Paranthropus boisei adlı iki farklı insan türünün aynı dönemde yaşadığını ortaya koydu. Araştırma, bu iki türün aynı yaşam alanını paylaştığını ve çevrelerinde nasıl hareket ettiklerini gösteriyor. Çalışma, insan anatomisi ve hareketinin evrimine dair yeni bilgiler sunuyor ve fosil akrabalarımızın yaşam tarzlarına dair canlı bir bakış açısı sağlıyor.
1 Aralık 2024

Britanya'nın Jurassic Sahili'nde, yaklaşık 150 milyon yıl öncesine ait olduğu düşünülen ve okyanuslarda yaşamış bir pliosaur türüne ait 2 metre uzunluğunda bir kafatası bulundu. Bu kafatası, şimdiye kadar bulunan en eksiksiz fosil parçalarından biri olarak kaydedildi. Kafatasında 130 adet uzun ve keskin diş bulunuyor ve bu canlının boyunun 10-12 metre arasında olduğu tahmin ediliyor.
11 Aralık 2023

Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti'nde yapılan kazılarda, Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerine ait buluntulara rastlandı. Bu buluntular arasında 5. yüzyıla ait arbalet tipinde bir fibula ve 2. yüzyıla ait Nehir Tanrısı betimi bulunan bir sikke yer alıyor. Kazılar, Karabük Üniversitesi tarafından yürütülen 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında devam ediyor. Bulunan sikke, antik dönemde Eskipazar Çayı'nın adının Kezios olduğunu gösteren önemli bir bilgi sunuyor.
1 Kasım 2024

Harvard Üniversitesi'nden bilim insanları, Güney Afrika'daki meteor kalıntılarını inceleyerek 3,26 milyar yıl önce Dünya'ya çarpan dev bir göktaşının erken yaşamı tetiklemiş olabileceğini öne sürdü. Araştırma, bu çarpmanın Dünya'da yaşamın gelişmesine elverişli koşullar yarattığını ve demir açısından zengin derin suların yüzeye çıkmasına neden olan tsunamiler oluşturduğunu belirtiyor. Bu bulgular, göktaşı çarpmalarının sadece yıkım getirmediği, aynı zamanda yaşamın gelişmesine katkıda bulunduğu fikrini destekliyor.
22 Ekim 2024

İspanya'da, 50 bin yıldan daha eski olduğu belirlenen Neandertal kalıntıları tespit edildi. Katalonya Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenen basın toplantısında, bu kalıntıların 54 parça olduğu ve büyük olasılıkla bir yetişkin kadın, 11-12 yaşlarında bir genç ve 7-8 yaşlarında bir çocuğa ait oldukları belirtildi. Bu kalıntılar, İber Yarımadası'nda şimdiye kadar bulunan Neandertal kalıntıları arasında en önemlilerinden biri olarak gösteriliyor ve Neandertal insanların Avrupa coğrafyasındaki dağılımı hakkında da bilgi veriyor.
19 Eylül 2023

Çin Bilim Akademisi'ndeki bilim insanları, Ay'dan toplanan örnekleri inceleyerek dinozorlar Dünya'da yaşarken Ay'ın volkanik aktiviteye sahip olduğunu ortaya çıkardı. Chang'e 5 uzay aracı tarafından yaklaşık dört yıl önce toplanan örneklerde, 120 milyon yıl önce oluşmuş volkanik cam parçaları bulundu. Bu bulgu, Ay'ın varoluş sürecinin çoğunda volkanik olarak aktif olduğunu gösteriyor. Araştırma, Science dergisinde yayınlandı.
6 Eylül 2024

Britanya’daki King’s College London’dan araştırmacılar, Komodo ejderlerinin dişlerinin uç kısımlarında demir açısından zengin bir tabaka olduğunu belirledi. Bu tabakanın dişin keskinliğini korumada yardımcı olduğu ve dişi turuncu renge boyadığı tespit edildi. Bu özellik, Komodo ejderlerinin avlarını rahatça parçalamalarına yardımcı oluyor ve daha önce hiçbir etçil sürüngende tespit edilmemiş bir özellik olarak öne çıkıyor. Komodo ejderleri, dünyada sadece Endonezya’nın belirli bölgelerinde bulunuyor ve sayıları oldukça azalmış durumda.
24 Temmuz 2024

Araştırmacılar, Sibirya'nın Yakutistan bölgesinde en az 35 bin yıl önce ölmüş bir kılıç dişli kedi yavrusunun mumya kalıntılarını buldu. Bu keşif, 'Homotherium latidens' türüne ait kedinin fiziksel özelliklerini inceleme fırsatı sundu. Kalıntılar, kılıç dişli kedilerin buzul çağı koşullarına iyi adapte olduğunu ve Asya'da Geç Pleistosen döneminde de var olduklarını gösteriyor. Keşif, bu türün tarihsel yayılımını anlamada önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
18 Kasım 2024

Yapılan genetik araştırmalar, eşeklerin insanlık tarihi ve medeniyetin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Yaklaşık 7 bin yıl önce Doğu Afrika'da evcilleştirilen eşekler, zorlu arazilerde ağır yük taşıma kapasitesi sayesinde insanların yeni koşullara uyum sağlamasına yardımcı oldu. Eşekler, Sahra'nın kuraklaşmaya başladığı dönemde insanların hayatta kalmasına destek verdi ve zamanla Sudan, Mısır, Avrupa ve Asya'ya yayıldı. Ayrıca savaşlarda ve önemli ritüellerde de yer aldılar.
21 Ocak 2023

Güney Afrika'da Johannesburg yakınlarındaki 'Yükselen Yıldız' mağarasında Homo naledilere ait olduğu düşünülen ve yaklaşık 200 bin yıllık olduğu tahmin edilen bir mezar alanı bulundu. Prof. Lee Berger liderliğindeki araştırma ekibi, bu keşfin insan evrimi hakkındaki düşünceleri değiştirebileceğini ve ölülerin gömülme pratiğinin sadece Homo sapiens ve Neandertallerle sınırlı olmadığını gösterdiğini belirtti. Daha önce en eski mezarların 100 bin yıllık olduğu düşünülürken, bu mezarlıkta bulunan kemiklerin 236 bin ila 335 bin yıllık olduğu anlaşıldı.
7 Haziran 2023
İşaretlediklerim