İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı sert bir şekilde eleştirerek, onu İran dini lideri Hamaney'in oyuncağı ve devrik Irak lideri Saddam Hüseyin'e benzetti. Katz, Erdoğan'ın Hamas'a destek verdiğini ve Türkiye'de Instagram'a erişimi engellediğini belirtti. Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek vererek, 'Her şeyin güzel olacağı günler için umut edelim' dedi. İmamoğlu ise Katz'ın açıklamalarına sert bir yanıt vererek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bayrağına ve cumhurbaşkanına hakaret eden bu açıklamayı reddettiğini belirtti.
2 Ağustos 2024

Murat Belge, Tayyip Erdoğan'ın demokrasi anlayışını ve Anayasa Mahkemesi'nin bazı kişilerin tutukluluğunun anayasaya aykırı olduğuna dair kararlarını ele alıyor. Erdoğan'ın, seçimlerle elde edilen yetkinin her türlü sınırlamanın üstünde olduğunu ve seçilmiş kişinin iradesinin durdurulamayacağını savunduğunu belirtiyor. Belge, Erdoğan'ın bu anlayışını 'İslami demokrasi' olarak adlandırıyor ve toplumun bu anlayışa şimdiye kadar destek verdiğini ifade ediyor.
10 Şubat 2024

İsmail Saymaz, Akman cinayetiyle ilgili yazısında, katil Erdoğan Özdemir ve yakın çevresinin Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen neredeyse tüm suçlara meyilli olduğunu vurguladı. Gerekçeli kararda, bu kişilerin yaşam hakkına, toplumun ahlaki değerlerine ve mal varlığına saygı duymadıkları belirtildi. Orhan Özdemir, Sultan Dönmez, Ayfer Songül ve Aybigül Persenk gibi isimlerin de çeşitli suçlardan sabıkalı olduğu ifade edildi. Saymaz, hukuk devletinde bu kadar cesurca suç işlenememesi gerektiğini savundu.
26 Temmuz 2024

Akif Beki, devletin itibarının eleştirenlerin susturulmasıyla korunamayacağını savunuyor. Beki, Menzil Tarikatı'nın Yargıtay başkanlığına aday seçtirdiği iddiası ve Ankara Emniyeti'nde iktidarın iki ortağına komplo kurulduğu iddialarını sorguluyor. Ayrıca, Fransa Cumhurbaşkanı'na yönelik bir tweet atan büyükelçi ve Lyon Başpiskoposu'nun önünde poz veren başkonsolos gibi örneklerin devletin itibarını zedelediğini belirtiyor. Beki, bu tür davranışların devletin ciddiyetini zedelediğini vurguluyor.
16 Mayıs 2024

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Sayıştay’ın 162’nci kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada, kamu malına özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Roma seyahati gibi harcamaları eleştiren Erdoğan, kamu kurumlarındaki adam kayırmacılığı ve savurganlığa dikkat çekti. Erdoğan, devlet işlerinin ciddiyetle ve özveriyle icra edilmesi gerektiğini belirterek, kamu görevlilerinin millete hizmet etme sorumluluğunu hatırlattı.
28 Mayıs 2024

AKP Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer, Çamlıhemşin ilçe kongresinde yaptığı konuşmada, başsağlığı dileklerinin hem sevap kazandırdığını hem de bedava siyaset yapma imkanı sunduğunu belirtti. Katmer, başsağlığı dileklerinin, ölenlerin yakınlarına destek olmanın yanı sıra, AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'a olan bağlılığı artırdığını ifade etti. Bu yaklaşımın, seçimlere kadar geniş bir kitleye ulaşmayı hedeflediğini söyledi.
12 Kasım 2024

AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, TUSAŞ'a yapılan terör saldırısı sonrası ABD ve Avrupa'dan gelen başsağlığı mesajlarının samimi olmadığını belirtti. Açıkkapı, bu ülkelerin bir yandan terör örgütlerini desteklerken diğer yandan Türkiye'deki terör olaylarını kınamalarının çelişkili olduğunu ifade etti. TUSAŞ'ın savunma sanayisindeki önemine dikkat çeken Açıkkapı, saldırının zamanlamasının manidar olduğunu vurguladı.
24 Ekim 2024

Ahmet Taşgetiren, Gazze'deki insani dramı ve bu durumun Türkiye'deki siyasi aktörler tarafından nasıl istismar edildiğini ele alıyor. Murat Kurum'un 31 Mart seçimleri öncesinde Gazze'ye yardım vaadinde bulunarak, seçmenlerin oylarını kazanmaya çalışmasını örnek göstererek, bu tür siyasi söylemlerin Gazze'nin acılarını siyasi çıkar için kullanmanın bir örneği olduğunu belirtiyor. Taşgetiren, Gazze'deki insani durumun ciddiyetine dikkat çekerken, Türkiye'de siyasi puan kazanmak için bu trajedinin kullanılmasını eleştiriyor.
3 Mart 2024

Ayşenur Arslan, geçmişte sol gruplar arasında yaygın olan 'subjektif ajanlık' suçlamasının günümüzde 'etki ajanlığı' adı altında yeniden gündeme getirilmeye çalışıldığını belirtiyor. Bu yeni kavramın muğlak ifadelerle dolu olduğunu ve her duruma uygulanabilecek şekilde tasarlandığını ifade ediyor. Ayrıca, hukukçu Celal Ülgen'in yorumlarına yer vererek, siyasi iktidarın bu yeni yasa tasarısı ile aslında bir çelişki içinde olduğunu ve yeni tip casusluk yaptırımlarının kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
11 Mayıs 2024
İşaretlediklerim