Türkiye'de yılda 4 milyon ton pestisit kullanılıyor ve bu durum hem insan sağlığını hem de çevreyi olumsuz etkiliyor. Pestisitler, tarım zararlılarıyla mücadele amacıyla kullanılıyor ancak suyu, toprağı ve havayı kirletiyor. Dünyada her yıl 385 milyon pestisit zehirlenmesi vakası kaydediliyor ve 11 bin kişi hayatını kaybediyor. Pestisit kullanımı azalacağı yerde artıyor ve bu durum, üreticilerin daha çok ürün alma hırsı nedeniyle oluyor. Pestisitlerin tek kazanan tarafı ise üretici şirketler. Türkiye'de yasak olan pestisitler, ihraç edilen ürünlerde saptanıyor ve geri gönderiliyor.
12 Ekim 2023

Türkiye'de son 42 yılda pestisit kullanımı yaklaşık yüzde 700 arttı. 1980'lerde yıllık pestisit kullanımı 7-8 bin ton iken, bu rakam 2020 ve 2021 yıllarında 53 bin, 2022'de ise 55 bin ton seviyelerine ulaştı. Ayrıca, Avrupa Birliği (AB) mevzuatına göre yasaklanan pestisit türlerinin Türkiye'de kullanımı halen yaygın. Bu durum, AB'ye ihraç edilen ürünlerde yapılan denetimlerde ortaya çıktı. 2022 yılında pestisit başta olmak üzere tarım zehiri kalıntılarının bulunmasıyla ilgili en çok bildirim yapılan menşe ülke Türkiye oldu.
6 Ekim 2023

Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan Pestisit Atlası, çocuklar ve kadınların pestisitlerden daha fazla etkilendiğini belirtiyor. Türkiye'de yılda 60 bin ton pestisit kullanılıyor ve bu durum çocukların nörolojik gelişimlerini olumsuz etkiliyor. Atlas, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin pestisitlere maruziyette de kendini gösterdiğini ortaya koydu. Tarımda çalışan kadınlar genellikle daha düşük gelir düzeyine sahipler ve karar verme gücünden yoksunlar. Pestisitlerin kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkisi, erkekler ve oğlan çocukları üzerindeki etkisinden farklı.
13 Ekim 2023

Genetiği değiştirilmiş bitkilerin (GDO) pestisit kullanımını azaltacağına dair vaatlerin gerçekleşmediği, aksine pestisit kullanımının arttığı belirtildi. GDO'lu tohumlarla üretilen türlerin pestisit kullanımını artırdığı ve bu durumun maliyetleri yükselttiği ifade edildi. Ayrıca, glifosat adlı yabani bitki öldürücünün kullanımının da arttığı ve bu maddenin olası bir kanserojen olduğu belirtildi. Türkiye'de de glifosat kullanımının son 20 yılda sürekli arttığı, ancak Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kullanılan toplam miktarı açıklamadığı aktarıldı.
14 Ekim 2023

Avrupa'daki 74 mutfakta yapılan bir araştırma, mutfaklarda bulunan bakterilerin çoğunun zararsız olduğunu ortaya koydu. Araştırma sonuçları Applied and Environmental Microbiology dergisinde yayımlandı. Hastalık yapan patojenlerin genellikle kontamine yiyeceklerle mutfağa geldiği belirlendi. Araştırma, mutfak hijyeni ve tasarımının hastalıkları önlemede yardımcı olabileceğini gösteriyor.
15 Temmuz 2023

ABD'deki California Üniversitesi'nden araştırmacılar, kedilerin birbiriyle etkileşime girdiğinde 276 farklı yüz ifadesi kullandığını belirledi. Araştırmada, 53 British Shorthair cinsi yetişkin kedi, Ağustos 2021'den Haziran 2022'ye kadar takip edildi ve kediler arası 186 etkileşim kaydedildi. Araştırmacılar, kedilerin birbiriyle etkileşime girdiğinde ürettikleri yüz sinyallerini, yüz kaslarındaki hareketlerin sayısına ve türlerine bakarak inceledi. Ayrıca, araştırma, kedilerin insanlarla bazı ortak ifadelere sahip olduğunu ve bunları bizimle birlikte yaşadıkları 10 bin yıllık geçmişlerinden almış olabileceklerini buldu.
2 Kasım 2023

The Laringoscope dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, Covid-19 geçiren 20 milyondan fazla Amerikalı koku ve tat duyusunu kaybetti ve bu kişilerin en az yüzde 25'i bu duyularını geri kazanamadı. Araştırma, yaklaşık 29 bin 700 yetişkinle yapılan bir anket sonucuna dayanıyor. Covid-19 geçirmiş katılımcıların yüzde 60'ının koku, yüzde 58'inin ise tat duyusu kaybı yaşadığı belirlendi. Koku ve tat duyusu kaybı yaşayanların sırasıyla yüzde 24'ü ve yüzde 20'si sadece kısmi iyileşme gösterdi.
13 Haziran 2023

ABD'de bir mahkeme, Roundup bitki ilacının bir kullanıcıda kansere yol açtığı iddiasıyla üretici firma Monsanto ve ana şirketi Bayer'e 2,25 milyar dolar tazminat ödemesine karar verdi. Kullanıcı John McKivison, ürünü yirmi yıl kullandıktan sonra Hodgkin dışı lenfoma teşhisi aldı ve şirkete dava açtı. Bayer, karara itiraz edeceğini ve tazminat miktarının azaltılmasını sağlamak istediğini belirtti. Glifosat içeren Roundup'ın kanserojen olup olmadığı konusunda farklı kurumlar arasında görüş ayrılıkları bulunuyor.
1 Şubat 2024

Türkiye'den Avrupa'ya ihraç edilen tarım ürünlerinde yüksek miktarda pestisit kalıntısı tespit edilmesi, hem ihracat hem de iç tüketim açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Eski Ziraat Mühendisleri Odası başkanı Özden Güngör, Türkiye'deki tarım politikalarının yetersizliğini ve denetim eksikliklerini vurguluyor. Pestisitlerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri ve Avrupa'dan geri dönen ürünlerin akıbeti konusundaki belirsizlikler, tüketici güvenini sarsıyor. Güngör, tarım ilacı kullanımında uzmanlık eksikliği ve denetim yetersizliğine dikkat çekiyor.
9 Aralık 2024

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisit kalıntıları konusunda halkın endişelerini anladığını ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması gerektiğini belirtti. Türkiye'de üretilen tarımsal ürünlerde pestisit kalıntılarının sıkça tespit edilmesi, gıda güvenliği konusunu gündemde tutuyor. Uzmanlar, ürünlerin yüzde 85'inde pestisit limitlerinin aşıldığını vurguluyor. Bakanlık, 223 aktif maddeyi yasakladığını ve yurt dışından iade edilen ürünlerin imha edildiğini açıkladı.
30 Kasım 2024

Tarım ve Orman Bakanlığı, Avrupa'dan pestisit nedeniyle geri gönderilen gıdalar üzerine açıklama yaptı. Bakanlık, Türkiye'de gıda zincirinde pestisit denetimlerinin sıkı bir şekilde yapıldığını ve mevzuata uygun olmayan ürünlerin imha edildiğini belirtti. 2021-2023 döneminde pestisit kalıntı oranının yüzde 35 azaldığını ve Avrupa Birliği bildirimlerinin yüzde 54 düştüğünü açıkladı. Türkiye, 200'den fazla ülkeye tarımsal ürün ihraç ederken, pestisit kalıntısı nedeniyle geri dönen ürün oranının binde 1-2 seviyesinde olduğu belirtildi.
6 Aralık 2024

Türkiye'den Avrupa'ya ihraç edilen tarım ürünlerinde yüksek miktarda pestisit kalıntısı tespit edilmesi, hem ihracat hem de iç tüketim açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Eski Ziraat Mühendisleri Odası başkanı Özden Güngör, Türkiye'deki tarım politikalarının yetersizliğini ve denetim eksikliklerini vurguluyor. Avrupa'dan geri dönen ürünlerin imha edilip edilmediği belirsizken, bu ürünlerin başka ülkelere satıldığı iddia ediliyor. Güngör, tarım ilacı kullanımında doz aşımı ve denetim yetersizliğine dikkat çekerek, daha sıkı denetim ve uzman personel ihtiyacını dile getiriyor.
9 Aralık 2024

Arı popülasyonunda meydana gelen kayıplar, ekosistemin dengesini bozarak çiçekli bitkilerin tozlaşmasını ve dolayısıyla gıda üretimini olumsuz etkileyebilir. Değişen iklim koşulları ve insan faaliyetleri, arıların yanı sıra diğer polen taşıyıcıların da popülasyonlarını tehdit ediyor. Bu durum, ekolojik sorunların yanı sıra ekonomik ve sosyolojik sorunlara da yol açabilir. Uzmanlar, arıların biyoçeşitlilik ve ekolojik denge için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.
20 Mayıs 2024

Avrupa Komisyonu'nun Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF), Türkiye'den Avrupa'ya gönderilen narlarda iki çeşit pestisit tespit etti. Bulgaristan sınırında yapılan kontrollerde asetamiprid ve sulfoxaflor pestisitlerinin güvenli limitlerin çok üzerinde olduğu belirlendi. Bu durum, pestisitlerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle endişe yaratıyor. Türkiye'den ihraç edilen diğer tarım ürünlerinde de benzer sorunlar yaşandığı belirtiliyor.
5 Aralık 2024

Anadolu yer sincabı olarak da bilinen gelengilerin nesli, artan kentleşme ve azalan besin kaynakları nedeniyle tehlikede. Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin (IUCN) kırmızı listesine giren gelengilerin popülasyonu son 10 yılda yüzde 25 azaldı. Türkiye'de üç türü bulunan gelengiler, doğal bitki örtüsünün yok edilmesi ve yanlış tarım uygulamaları gibi nedenlerle yaşam alanlarını kaybediyor.
20 Ağustos 2024

Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) son güncellemelerine göre, dünya genelinde incelenen 47 bin 282 ağaç türünden en az 16 bin 425'i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum, ağaçların ekosistemlerdeki kritik rolü nedeniyle diğer bitki ve hayvan türleri için de büyük bir tehdit oluşturuyor. İklim değişikliği, ormansızlaşma ve istilacı türler gibi faktörler, özellikle adalarda ve tropik bölgelerde ağaç türlerini tehdit ediyor. Araştırma, küresel düzeyde acil eylem çağrısında bulunuyor ve koruma planlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
29 Ekim 2024

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023 yılı Hayvansal Üretim İstatistikleri'ne göre, Türkiye'nin büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında önemli bir düşüş yaşandı. Toplam hayvan varlığı bir önceki yıla göre 4,3 milyon baş azalarak 69 milyon 106 bin 753 başa geriledi. Bu düşüş, büyükbaş hayvan varlığının son 6 yılın, küçükbaş hayvan varlığının ise son 4 yılın en düşük seviyesine inmesine neden oldu. Hayvancılıkta ithalat politikasının yerli hayvan varlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu belirtiliyor.
13 Şubat 2024

Romanya'daki yetkililer, Türkiye'den ithal edilen domateslerde yüksek miktarda pestisit tespit etti. İzin verilen limitin 34 katı olan 0.34 mg/kg pestisit içeren domatesler, Romanya tarafından tehlikeli olarak sınıflandırılarak imha edildi. Bu durum, Türkiye'den Avrupa'ya ihraç edilen diğer tarım ürünlerinde de benzer sorunların yaşandığını gösteriyor.
3 Aralık 2024

ABD merkezli Çevre Çalışma Grubu (EWG) tarafından her yıl açıklanan 'Kirli 12' listesinde çilek, tarım zehirleri kalıntısı açısından en kirli meyve olarak yer aldı. Listede çileği, ıspanak ve lahana takip etti. Türkiye'de yapılan akademik çalışmalar ve Avrupa'ya ihraç edilen ürünler üzerine yapılan analizler, çilek, şeftali ve nektarin gibi meyvelerin yüksek miktarda pestisit içerdiğini gösteriyor. Özellikle Bursa'da şeftaliye yoğun kimyasal püskürtme yapıldığı ve Ege Bölgesi'nde satılan şeftalinin yüzde 76'sında tarım zehri bulunduğu belirtiliyor.
7 Nisan 2024

Türkiye'de küçük çiftçiler ve köylüler, artan girdi maliyetleri, topraklarının gasp edilmesi, borç yükünün artması gibi nedenlerle üretim yapmaya zorlanıyor ve emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Bu sorunlar karşısında ortaya çıkan tepkiler genellikle anlık, cılız ve savunmacı oluyor. Tarım politikaları, küçük çiftçilerin ve köylülerin lehine olmaktan çok, şirketlerin çıkarına hizmet edecek şekilde örgütlenmiş durumda. Bu durum, 1980 darbesiyle başlayan örgütsüzleşme ve örgütlenmenin kriminalize edilmesi sürecinin bir sonucu olarak görülüyor.
13 Şubat 2024
İşaretlediklerim