ABD'deki UC Merced Üniversitesi'nden araştırmacılar, hücrelerde protein üretiminin yavaşlaması sonucunda insan ömrünün iki kat uzayabileceğini keşfetti. Araştırma, OTUD6 proteininin hücrelerde protein üretimini yüzde 50 oranında azalttığını ve bu durumun meyve sineklerinin yaşam süresini iki katına çıkardığını gösterdi. Bilim insanları, bu mekanizmanın kanser hücrelerinin gelişimini nasıl etkilediğini de inceliyor. Eğer çalışma insanlar üzerinde etkili olursa, ortalama insan ömrü 80 yıldan 160 yıla kadar çıkabilir.
6 Eylül 2024

Oxford, Bristol, Exeter Üniversiteleri ve Doğu Finlandiya Üniversitesi'nden bilim insanlarının yaptığı ortak araştırma, çocukluk ve gençlik dönemlerindeki hareketsiz yaşam tarzının atardamar sertleşmesini artırdığını ortaya koydu. Araştırmada, 11 ila 24 yaşları arasındaki bin 339 kişi üzerinde 13 yıl boyunca yapılan incelemeler sonucunda, günde 6 saatten 9 saate çıkan hareketsizlik süresinin atardamar sertleşmesini yaklaşık yüzde 10 artırdığı bulundu. Ayrıca, yaşlanmanın atardamar sertliğini artırdığı ve bu durumun yetişkinlerde genç yaşta ölüm riskini yüzde 47 artırabileceği, günde en az 3 saatlik hafif fiziksel aktivitenin ise atardamar sertleşmesi riskini en aza indirebileceği belirtildi.
27 Mart 2024

Yeni bir araştırmaya göre, kutup buzullarının erimesi Dünya'nın dönüşünü yavaşlatarak günlerin uzamasına neden oluyor. İnsan kaynaklı küresel ısınma nedeniyle Grönland ve Antarktika'daki buz tabakalarının erimesi, suyun ekvator çevresindeki denizlere dağılmasına yol açıyor ve bu da Dünya'nın dönüş hızını yavaşlatıyor. Araştırma, 1900 ile 2000 yılları arasında gün uzunluğundaki yavaşlama oranının yüzyılda 0.3-1.0 milisaniye arasında değiştiğini, ancak 2000'den bu yana bu oranın 1.3 ms/cy'ye yükseldiğini gösteriyor. Emisyonlar azaltılmazsa, yavaşlama oranının 2100 yılına kadar yüzyılda 2.6 milisaniyeye ulaşacağı öngörülüyor.
16 Temmuz 2024

NASA'nın şimdiye kadarki en büyük uzay aracı olan Europa Clipper, Jüpiter'in Europa uydusunu incelemek üzere Florida'dan fırlatıldı. SpaceX tarafından Falcon Heavy roketiyle fırlatılan araç, 2030 yılında Jüpiter'e ulaşacak. Europa'nın buzlu yüzeyinin altında yaşam koşullarını araştıracak olan uzay aracı, Dünya dışı yaşam potansiyeline dair yeni veriler elde etmeyi amaçlıyor. Bu misyon, daha önce Galileo uzay aracının bulgularını genişletmeyi ve yeni keşifler yapmayı hedefliyor.
14 Ekim 2024

Penn State Üniversitesi'nden araştırmacılar, mikroplastiklerin bulutları etkileyerek havayı kötüleştirebileceğini keşfetti. Çalışmada, mikroplastiklerin buz kristallerinin oluşumunu etkileyebileceği ve bulutları tohumlayabileceği bulundu. Mikroplastik içeren damlacıkların daha sıcak buz kristalleri ürettiği ve bu durumun hava modellerini değiştirebileceği sonucuna varıldı. Araştırma, mikroplastiklerin iklim sistemimizle etkileşimini daha iyi anlamamız gerektiğini vurguluyor.
16 Kasım 2024

NASA'nın Juno uzay aracı, Jüpiter'in türbülanslı atmosferinde oluşan bir şimşek olayını fotoğrafladı. Yeşil renkteki şimşek küresi, gezegenin yüzeyini kaplayan bulutlar içinde görüldü. Jüpiter'deki şimşeklerin Dünya'dakilere göre 10 kat güçlü olduğu ve amonyak-su karışımından kaynaklandığı belirtildi. Juno, 2016 yılından bu yana Jüpiter'in yörüngesinde dönerek gezegen hakkında veri toplamaktadır.
22 Haziran 2023

Weizmann Bilim Enstitüsü ekibi, kök hücre kullanarak 14 günlük gerçek bir embriyo örneğine benzeyen bir 'embriyo modeli' geliştirdi. Bu model, laboratuvarda hamilelik testini pozitif gösteren hormonları bile salgıladı. Bu çalışmanın amacı, insan yaşamının erken dönemlerini anlamanın etik bir yolunu bulmak. Araştırma, Nature dergisinde yayınlandı ve İsrailli ekip tarafından erken embriyoda ortaya çıkan tüm önemli yapıları taklit eden ilk 'tam' embriyo modeli olarak tanımlandı.
6 Eylül 2023

Britanya merkezli JET laboratuvarında yapılan bir deneyde, nükleer füzyon kullanılarak rekor seviyede enerji üretildi. Bu süreç, atomların birleşmesiyle oluşuyor ve Güneş ile diğer yıldızların enerji üretiminde de kullanılıyor. Bilim insanları, bu süreci yeryüzünde tekrar ederek temiz ve atmosferi ısıtmayan, yüksek miktarda nükleer enerji üretmeyi hedefliyor. JET deneyinde 5 saniye boyunca 69 megajul enerji üretildi, bu miktar yalnızca 4-5 banyoyu ısıtmaya yeterli olacak kadar az.
8 Şubat 2024

Avrupa Birliği'ne bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Ağustos 2024, 1991-2020 küresel ortalama sıcaklık referans ortalamasının 0,71 derece üzerine çıkarak en sıcak ağustos olarak kaydedildi. Uzmanlar, La Nina etkisine rağmen önümüzdeki kışın ılık geçeceğini öngörüyor. Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim değişikliğinin hava olaylarını daha şiddetli ve sık hale getirdiğini belirtti. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Barış Salihoğlu ise küresel ısınmanın denizlerde biyoçeşitlilik kaybına neden olduğunu vurguladı.
12 Eylül 2024

Bir grup bilim insanının yaptığı araştırmaya göre, 2022'de okyanus sıcaklıkları insan kaynaklı emisyonların etkisiyle rekor düzeye çıktı. St. Thomas Üniversitesi'nden Prof. John Abraham, küresel ısınmanın büyük bir kısmının okyanuslara gittiğini ve bu durumun aşırı hava koşullarına yol açtığını belirtti. 1958'den beri tutulan kayıtlar, 1990'dan sonra okyanus sıcaklıklarında önemli bir artış olduğunu gösteriyor. Araştırma, insanlık net sıfır emisyona ulaşana kadar okyanusların ısınmasının ve aşırı hava koşullarının etkilerinin artacağını öngörüyor.
12 Ocak 2023

Uluslararası bir araştırma, Amazon Yağmur Ormanları'nın neredeyse yarısının 2050'ye kadar kuraklık, ormansızlaşma ve yangınlar nedeniyle yok olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, Amazonlar'ın %38'inin zaten bozulduğunu ve yağmur ormanlarının %10 ila %47'sinin tahrip olabileceğini belirtiyor. Araştırma sonuçları, ekosistemin büyük ölçüde yağışa bağlı olduğu ve 'Dünyanın akciğeri' olarak adlandırılan Amazon Ormanları'nın, nem seviyeleri düşmeye devam ederse kurak bir alana dönüşebileceğini gösteriyor.
14 Şubat 2024

Gökbilimciler, Samanyolu Galaksisi'nde Dünya'ya yaklaşık 2 bin ışık yılı uzaklıkta, Güneş'ten 33 kat büyük bir kara delik keşfetti ve bu kara deliğe 'Gaia-BH3' adı verildi. Bu keşif, Londra Üniversite Akademisi'nden George Seabroke ve ekibi tarafından Gaia teleskobu kullanılarak yapıldı. Gaia-BH3, şu anda aktif olmayan bir durumda ve herhangi bir maddeyi yutmuyor, bu nedenle İngiltere'deki gökbilimciler, boş bir alanın etrafında dönen bir yıldızın garip hareketlerini gözlemleyerek bu kara deliği tespit ettiler.
26 Nisan 2024

2023 yılı, kaydedilen en sıcak yıl olarak tarihe geçti ve bu dönemde ormanlar, bitkiler ve topraklar neredeyse hiç karbon emmedi. Araştırmacılar, toprak tarafından emilen karbon miktarının geçici olarak çöküşte olduğunu belirtiyor. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerini daha da artırabilir ve doğal karbon yutaklarının işlevselliğini kaybetmesine yol açabilir. Dünya genelinde artan sıcaklıklar ve kuraklık, ekosistemleri alışılmadık durumlara itiyor ve bu da karbon emilimini olumsuz etkiliyor.
15 Ekim 2024

Tarihçi Yuval Noah Harari, yapay zekanın hızla evrimleştiğini ve bu sürecin hem fırsatlar hem de riskler barındırdığını belirtti. Harari, yapay zekanın kendi kendine karar verebildiğini ve bu özelliğiyle diğer teknolojik devrimlerden farklı olduğunu vurguladı. Yapay zekanın hızla ilerlemesi ve insanların bu süreci anlamakta zorlanması, finansal sistemlerin kontrolünün kaybedilmesi gibi riskleri beraberinde getirebilir. Harari, bu risklerin üstesinden gelmek için işbirliğinin önemini vurguladı. Ayrıca, yapay zekanın kültürel ve hukuki ortamı değiştireceğini, yeni iş alanlarını belirsizleştireceğini ve insanların sürekli kendini yenilemesi gerektiğini belirtti.
30 Eylül 2023

Limerick Üniversitesi'nden İrlandalı araştırmacılar, vücut ısısını enerjiye dönüştürebilecek bir cihaz geliştirmeyi hedefliyor. Bu cihaz, GPS takip cihazları ve akıllı saatler gibi taşınabilir elektronik cihazların vücut ısısıyla çalışmasını sağlayabilir. Araştırmacılar, lignin bazlı esnek malzemeler kullanarak çevre dostu süperkapasitörler geliştirdi. Bu gelişme, enerji verimliliğini artırmayı ve çevresel etkileri azaltmayı amaçlıyor.
7 Kasım 2024

Japon araştırmacılar, dünyanın ilk ahşap uydusu LignoSat'ı uzaya fırlattı. Bu uydu, Ay ve Mars keşiflerinde kereste kullanımının erken bir denemesi olarak tasarlandı. Ahşap malzemenin uzayda dayanıklılığını test etmek amacıyla geliştirilen uydu, altı ay boyunca yörüngede kalacak. Araştırmacılar, ahşap uyduların çevresel etkileri en aza indirebileceğini ve gelecekte metal uyduların yerini alabileceğini öne sürüyor.
6 Kasım 2024

Brighton Üniversitesi'nden Corina Ciocan'ın baş yazarlığını yaptığı bir araştırma, Britanya'nın güneyindeki Chichester açıklarından toplanan istiridye ve midyelerde yüksek oranda fiberglas bulunduğunu ortaya koydu. İstiridyelerde kilogram başına 11 bin 220, midyelerde ise kilogram başına 2 bin 740 cam parçacığı tespit edildi. Fiberglasın deniz canlılarının sindirim sistemini etkileyebileceği, iltihaplanmaya ve üreme sağlığının azalmasına yol açabileceği belirtildi. Bu durum, okyanus kirliliği ve mikroplastik artışının ekosistem ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor.
10 Temmuz 2024

Bilim insanları, NASA'ya ait Ay keşif aracının radar ölçümlerini analiz ederek Ay'da astronotların uzun süreli misyonlar için kullanabilecekleri bir mağara bulunduğunu doğruladı. Bu mağara, Apollo 11'in indiği yerden yaklaşık 400 kilometre uzaklıkta yer alıyor ve lav tüpünün çökmesi sonucu ortaya çıkmış. Uzmanlar, mağaranın Ay’ın zorlu çevresel şartlarından korunaklı olması nedeniyle gelecekte astronotlara ev sahipliği yapabileceğini belirtti.
15 Temmuz 2024

Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi ve Kiel Geomar Helmholtz Okyanus Araştırmaları Merkezi uzmanları, İstanbul'da önümüzdeki yıllarda büyük bir deprem olasılığının yüksek olduğunu belirtti. Bölgedeki son büyük depremin 1766'da meydana geldiğini ve Kuzey Anadolu fay hattında şu anda dört metreye varan bir hareket açığı olduğunu ifade eden uzmanlar, birikmiş gerginliğin boşalmasının ağır sonuçları olabileceğini vurguladı. Ayrıca, İstanbul'un doğrudan bir fay hattının üstünde bulunduğu ve zeminin birçok bölgede sağlam olmadığına dikkat çekildi.
10 Şubat 2023

Bursa'da sabah saatlerinde mercek bulutu görüldü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, mercek bulutlarının engebelerden kaynaklanan rüzgar dalgalanmaları sonucu oluştuğunu ve genellikle engebenin kuytu tarafında aşağı doğru hareketli türbülansın bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Bu tür bulutlar, UFO'ya benzer şekilleriyle dikkat çekiyor ve fön rüzgarlarının etkili olduğu coğrafi alanlarda sıkça rastlanabiliyor.
19 Ocak 2023
İşaretlediklerim