Tuz Gölü'nde su seviyesinin düşmesi, flamingolar başta olmak üzere birçok kuş türünü olumsuz etkiliyor. Birleşmiş Milletler, su kaynaklarının korunması gerektiğine dikkat çekmek amacıyla 22 Mart'ı Dünya Su Günü olarak kutluyor. Su seviyesinin düşmesi, vahşi tarım sulaması gibi insan faaliyetlerinin bir sonucu olarak görülüyor. Bu durum, Tuz Gölü'ndeki ekosistemi tehdit ediyor ve su krizinin küresel bir sorun olduğuna işaret ediyor.
21 Mart 2025

Yeni bir araştırma, mikroplastiklerin bitkilerin fotosentez yapmasını engelleyerek buğday, pirinç ve mısır üretimini yüzde 4 ila 14 oranında azaltabileceğini ortaya koyuyor. Bu durum, önümüzdeki 20 yıl içinde 400 milyon kişinin açlık tehdidiyle karşı karşıya kalmasına neden olabilir. Araştırma, Asya'nın mikroplastik kirliliğinden en fazla etkilenen kıta olduğunu ve Avrupa ile ABD'de de tarımsal üretimin tehdit altında olduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, plastik kirliliğiyle mücadele için küresel düzenlemelerin acilen yapılması gerektiğini vurguluyor.
11 Mart 2025

Türkiye'de 2024 yılında denizlerden ve iç sulardan 1,6 milyon metrekare büyüklüğünde hayalet ağ ve 13 bin 750 diğer av aracı çıkarıldı. Hayalet Ağ Projesi (HAP) kapsamında, kaybolan veya terk edilen av araçlarının sucul ekosistemden temizlenmesi hedefleniyor. Proje, Marmara Denizi'nde müsilaj sorununa karşı da etkili oldu ve 2021-2024 yılları arasında 154 futbol sahası büyüklüğünde hayalet ağ çıkarıldı. Çalışmalar, sucul ekosistemlerin korunmasına ve su canlılarının kaybının önlenmesine katkı sağlıyor.
17 Şubat 2025

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı binası, Britanya merkezli BUILD dergisi tarafından 'en iyi sürdürülebilirlik projesi' ödülüne layık görüldü. Dergi, binanın çevresel duyarlılık, sürdürülebilir şehircilik ve sıfır atık vizyonuna olan bağlılığını vurguladı. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bu ödülün Türkiye'nin çevre ve doğayı koruma vizyonunun uluslararası ölçekte takdir edildiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Türkiye'nin sürdürülebilir uygulamalar konusunda bölgesel ve uluslararası alanda daha fazla çaba göstereceği ifade edildi.
10 Şubat 2025

ABD'nin Oregon eyaletinde yapılan bir araştırmada, incelenen deniz ürünlerinin yüzde 99'unda mikroplastik tespit edildi. Mikroplastiklerin büyük çoğunluğunun tekstil veya giysi kaynaklı liflerden geldiği belirlendi. Araştırma, mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor ve plastik kullanımının azaltılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, bireysel tedbirler alınarak mikroplastik maruziyetinin azaltılabileceği belirtiliyor.
8 Şubat 2025

Havai fişeklerin çevreye ve hayvanlara olan zararları üzerine yapılan araştırmalar, bu eğlence türünün ciddi çevresel etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Avustralyalı bilim insanlarının çalışmasına göre, havai fişekler ses ve hava kirliliğine neden olurken, hayvanların üreme başarısını da olumsuz etkiliyor. İsviçre, ABD ve İspanya'da yapılan gözlemler, havai fişeklerin hayvan ölümlerine ve popülasyon azalmasına yol açtığını gösteriyor. Ayrıca, havai fişeklerin yaydığı kimyasalların insan sağlığı üzerinde de olumsuz etkileri olabileceği belirtiliyor.
4 Şubat 2025

Arktik tundrası, iklim değişikliği nedeniyle karbon depolayan bir ekosistemden karbon salan bir ekosisteme dönüşmüştür. Bu dönüşüm, artan sıcaklıklar, permafrost çözülmesi ve orman yangınları gibi faktörlerle hızlanmaktadır. Permafrostun çözülmesi, karbondioksit ve metan salınımını artırarak küresel ısınmayı hızlandıran bir geri besleme döngüsü oluşturur. Bu durum, deniz seviyesi yükselmesi ve yerel su kaynaklarının kirlenmesi gibi ek olumsuz sonuçlara yol açabilir.
23 Ocak 2025

Tayland, çevre kirliliğini önlemek ve insan sağlığını korumak amacıyla 1 Ocak 2025 itibarıyla plastik atık ithalatını yasakladı. Bu karar, Tayland'ın 2018'den bu yana artan plastik atık ithalatı ve çevresel sorunlar nedeniyle alındı. Gelişmiş ülkeler, yüksek geri dönüşüm maliyetlerinden kaçınmak için plastik atıklarını Tayland ve Türkiye gibi ülkelere ihraç ediyor. Türkiye de plastik atık ithalatında önemli bir ülke konumunda ve bu durum çevresel ve sağlık sorunlarına yol açıyor.
16 Ocak 2025

Meta, veri merkezlerini ve çevresindeki toplulukları desteklemek amacıyla nükleer enerji geliştiricileri aradığını duyurdu. Şirket, 2030'ların başında devreye girecek sistemler için 1-4 gigawatt yeni nükleer üretim kapasitesi eklemeyi planlıyor. Bu girişim, Meta'nın yapay zeka ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Google ve Amazon gibi diğer teknoloji devleri de benzer şekilde nükleer enerji yatırımları yapıyor.
4 Aralık 2024

California Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, sığırlara deniz yosunu takviyesi verilmesinin metan emisyonlarını yaklaşık yüzde 38 oranında azaltabileceğini ortaya koydu. Hayvancılık, küresel sera gazı emisyonlarının önemli bir kısmını oluştururken, bu araştırma deniz yosununun sürdürülebilir et üretimine katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Bill Gates, bu potansiyeli fark ederek deniz yosunu bazlı yem geliştiren bir şirkete yatırım yapmayı planlıyor. Araştırma sonuçları, Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.
3 Aralık 2024

DenizBank, 2024 yılında üç ayrı sendikasyon kredisi ile toplamda 2,3 Milyar dolar finansman sağlayarak sektörde bir rekora imza attı. 23 ülkeden 54 finansal kurumun katılımıyla gerçekleştirilen bu işlemler, bankanın uluslararası piyasalardaki güçlü itibarını gösteriyor. Krediler, sürdürülebilirlik ilintili performans hedefleri doğrultusunda, tarım ve yeşil dönüşüm teknolojilerinin finansmanına odaklanıyor. DenizBank, son iki yılda Türkiye ekonomisine 4.5 Milyar Dolar taze kaynak sağladı ve sürdürülebilirlik bağlantılı kredilerdeki hacmini 3 Milyar Dolar seviyesine yükseltti.
30 Kasım 2024

Avrupa Birliği ve 25 ülke, ulusal iklim planlarında yeni kömür projeleri geliştirmeme taahhüdünde bulundu ve diğer ülkelere de bu yönde eylem çağrısı yaptı. Bu çağrı, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29'uncu Taraflar Konferansı (COP29) kapsamında yapıldı. Küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlama hedefi doğrultusunda kömür kaynaklı emisyonların azaltılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. İmzacı ülkeler, Brezilya'da yapılacak COP30 öncesinde diğer ülkelerin de benzer taahhütlerde bulunmasını istiyor.
20 Kasım 2024

Danimarka'da siyasi partiler, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 20 yıl içinde 1 milyar ağaç dikilmesi ve tarım arazilerinin yüzde 10'unun orman ve doğal yaşam alanlarına dönüştürülmesi konusunda anlaştı. Bu plan, sera gazı emisyonlarının 2030'a kadar yüzde 70 azaltılmasını hedefleyen 'Yeşil Üçlü Anlaşması' kapsamında gerçekleştirilecek. Ayrıca, 2030'dan itibaren çiftlik hayvanlarının yaydığı sera gazları için vergi alınacak. Bu girişimler, Danimarka'nın doğasını önemli ölçüde değiştirmeyi amaçlıyor.
19 Kasım 2024

Türkiye, COP29'da 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini açıkladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yenilenebilir enerji payını yüzde 50'ye, nükleer enerjiyi ise yüzde 30'a çıkarmayı planladıklarını belirtti. Ayrıca, sanayi ve ulaşım sektörlerinde emisyon azaltım hedefleri ve tarımda organik uygulamaların yaygınlaştırılması gibi stratejiler açıklandı. Ancak, kömür tüketimine dair bir strateji belirlenmemesi eleştirilere neden oldu.
15 Kasım 2024

Samsun'un Tekkeköy ilçesinde, koruma altındaki kum zambakları iş makineleriyle yolundu. Olay, deniz kumunun kamyonlarla taşındığı ve endemik bitkilere zarar verildiği ihbarı üzerine ortaya çıktı. Jandarma, polis ve tarım il müdürlüğü ekipleri olay yerine sevk edilerek incelemelerde bulundu. Türkiye'de nesli tükenme tehlikesi altındaki bu bitkilerin koparılmasına yüksek para cezaları uygulanıyor.
13 Kasım 2024

Bakü'de düzenlenen COP29 İklim Zirvesi'nde Dünya Meteoroloji Örgütü, 2024'ün kayıtlardaki en sıcak yıl olma yolunda ilerlediğini açıkladı. Küresel ortalama yüzey hava sıcaklığı, Sanayi Devrimi öncesi ortalamanın 1,54 derece üzerinde. WMO Genel Sekreteri Saulo, iklim krizinin gelecek nesiller için büyük bir problem olduğunu belirtti ve Paris Anlaşması'nın 1,5 derece hedefinin giderek zorlaştığını vurguladı. El Nino'nun etkisiyle kuraklık ve açlık artarken, okyanus ısınması ve buzul kaybı geri döndürülemez seviyelere ulaştı.
11 Kasım 2024

Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) son güncellemelerine göre, dünya genelinde incelenen 47 bin 282 ağaç türünden en az 16 bin 425'i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum, ağaçların ekosistemlerdeki kritik rolü nedeniyle diğer bitki ve hayvan türleri için de büyük bir tehdit oluşturuyor. İklim değişikliği, ormansızlaşma ve istilacı türler gibi faktörler, özellikle adalarda ve tropik bölgelerde ağaç türlerini tehdit ediyor. Araştırma, küresel düzeyde acil eylem çağrısında bulunuyor ve koruma planlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
29 Ekim 2024

Birleşmiş Milletler Çevre Programı, ülkelerin sera gazı emisyonlarını hızla azaltmaması durumunda Paris Anlaşması'nın 1,5 derece hedefinin birkaç yıl içinde kaybedilebileceği uyarısında bulundu. UNEP'in Emisyon Açığı Raporu, ülkelerin 2030'a kadar emisyonlarını yüzde 42, 2035'e kadar ise yüzde 57 azaltması gerektiğini belirtiyor. Mevcut politikaların devam etmesi durumunda küresel sıcaklık artışının 3,1 dereceye kadar çıkabileceği ve bu senaryonun yüzde 66 gerçekleşme ihtimali olduğu ifade ediliyor. Küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutmak için emisyonların 2030'a kadar yüzde 28, 2035'e kadar yüzde 37 düşmesi gerektiği vurgulanıyor.
24 Ekim 2024

Sekiz sivil toplum kuruluşu, Türkiye'de hazırlanan iklim kanunu taslağında eksiklikler olduğunu belirterek, iklimi ve toplumu koruyacak bir kanun talep etti. Kuruluşlar, 2053 net sıfır hedefinin kanunda yer alması, 2030'a kadar mutlak emisyon azaltım hedefinin belirlenmesi ve uyum politikalarının net şekilde tanımlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, iklim politika kurulu ve bağımsız bilimsel danışma kurulu kurulması, adil geçiş mekanizmalarının eklenmesi ve emisyon ticaret sisteminin revize edilmesi gerektiği ifade edildi.
16 Ekim 2024

2023 yılı, kaydedilen en sıcak yıl olarak tarihe geçti ve bu dönemde ormanlar, bitkiler ve topraklar neredeyse hiç karbon emmedi. Araştırmacılar, toprak tarafından emilen karbon miktarının geçici olarak çöküşte olduğunu belirtiyor. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerini daha da artırabilir ve doğal karbon yutaklarının işlevselliğini kaybetmesine yol açabilir. Dünya genelinde artan sıcaklıklar ve kuraklık, ekosistemleri alışılmadık durumlara itiyor ve bu da karbon emilimini olumsuz etkiliyor.
15 Ekim 2024
İşaretlediklerim